Tv Rehberi

Zuhal Özden Yazdı: Güneşi Beklerken

Güneşi Beklerken 15. Bölüm
Güneşi Beklerken 15. Bölüm

Onca salağın arasında Kerem ne yapsın bir de Zeynep sürekli hepsi senin yüzün hepsi senin yüzünden demiyor mu iki tane patlatmak geliyor benim içimden, belki yaşlı olduğum için. Gerçi oğluma bir fiske dahi vurmadım ama aptallığa tahammül edemiyorum. Zeynep bu Kerem’e takmış kafayı ruhsuz, renksiz, kokusuz asker gibi her yerde çat çocuğun önüne çıkıyor bıdı bıdı her boka kepçe çok afedersiniz, tuttu Barış’ı maça gitmesin diye odaya kilitledi ama Kerem’in yaptığı kötülüklerde öfke var mesela, acıdan doğan öfke bunu anlıyorsun, sevgiden kıskançlıktan doğan öfke ama diğeri sinir itici belki oyunculuğu kötüdür bilmedim ben o karakteri sevmiyorum şuan. Kerem’in sevgilisi de öyle sinsi bile olamıyor. Kendinden önce arkadaş kardeş olan iki insanın arasına pervasızca giriyor Zeynep, Barış’a minnettarlığını göstermesine bile izin vermiyor. Bu yaşta bir şeyleri bu kadar bilip bir tarafın bu kadar kapalı olamaz. Buyrun süper zekanın yarayı açıklama hali, karnına top geldi diyecekmiş annesine. Barış’ın onlarda olmasını böyle açıklayacakmış. Her boku kendi yapacak, kendi düşünecek, kendi olmadan önce bu zavallı insanlar burada ne yaparmış diye düşünüyor insan.

Yağmur aman tanrım o ayrı bir salak, kanepeden hızla kalkıp karakola gidicem teslim olucam diyor biraz önce oğlanı bıçaklamaya kalkmış hızını alamamış kendine zarar verememiş yeterince, başkasına da. Tipik salak insan modeli. Madem bu kadar hassassın ne işin var senin o insanların arasında, bu kadar önemli senin için git devlet okulunda oku. İçine doğduğun hayatta, içine doğmak istediğin hayattakileri suçlayıp yaşayan bir manyak, onların aralarında dolanıp hissettiği suçluluktan dolayı bir de piskopata bağlıyor. Annesinin kendi istediği için borca girdiği bilgisayarı kullanıyor bencil çocuk modeli işte her göz yaşında kafasına vurasım var onunda.

Can evine gelip ona günahını affettirmek için dizlerine kapandığında saf kız hala evin odalarını gezdireyim mi diye laf soktu. Can ona okula her sabah nasıl aşkla geldiğini çok güzel anlattı. Bir gülüşüyle ne kadar hafiflediğini. O sahneyi beğendim. Aferin çocukuma.

“Sabah uyanıyorum, bakıyorum perde aralanmış, güneşi görüyorum gülümsüyorum.”
“Okulda deli ediyorlar bazen beni, tam bir şey söylicem olmuyor çünkü sen geçiyorsun gülümsüyorsun olmuyor sinirlenemiyorum, Yağmur seni seviyorum,” diyor çocukum.

Cem hıyarını çözemedim, herkesi neden tehdit ediyor ay pardon tehdit de etmiyormuş uyarıyormuş. Ali Erdoğan’a -Barış’ın babası Allah bilir- benzemem bunu asla unutmayın dediğine göre burada bir senaryo köpürmesi var haydin hayırlısı bakalım.

Kerem okuldakilere sakın kimseye söyleme diyerek Yağmur’un yediği naneyi anlatıyor. Yağmur’dan nefret ediyor çünkü Zeynep onu seviyor, Barış’a dokunamıyor çünkü o da Barış’ı seviyor. Barış onun yumuşak karnı, ailesi.

Sevim hanım ve Ahmet beyefendi kendi boktan dünyalarının içinde çocuklarına pek yaşam alanı bırakmamışlar. O da kendi bildiği öğrendiği yoldan yürüyor. Babası evladım, oğlum demeyi samimiyetsiz buluyormuş vardır bir nedini herkesin bir sakatlığı vardır ruhsal sakatlığı yarası. Senarist kimden esinlenmiş, derlemişse bu karakteri, kimse yabancı değil böylelerine.

Bu arada şimdilerin melek Jale’si eskiden bu Zeynep’in annesine fena bir şey yapmış artık ne yaptıysa ama annesi affetmiş. Jale’nin öfkesi dinmemiş yeni plan uyguluyormuş meğer arabadaki o değişim de o yüzdenmiş.

Barış’ın, Hanry Potter gibi anne babasını öldürüp gücünü mü aldı bunlar ne bu Sevim’le Ahmet ikilisi. Diziyi en başından beri seyretmediğim için şimdilik anlamadım birinin canını fena yakmışlar belli ki. Cem de bunun şahidi.

Güneşli Yağmur’u Can’la el ele görüyor Zeynep aplam hala limonu surat, ukala dümbeleği sıfat, hayırdır diyo arkadaşına, takım kaptanını kilitleyip kendi gitti maça, maçta onu da görünce ne yapıyor bu diyor, lan harbiden anlatırken daha salakça geliyor bana. Bir daha Zeynep diyeni kovalasınlar.

Tülün’cim bağırarak hiç bir şey halledemezsin dedi falan iyice sinirlendi tehditle getirdiği Tülin’i sonra da kafasına şarap şişesini yedi kafasına, kendi ağına düşürdü diyelim kadını e peki biri telefon etti evi dinleyip falan ona da okey adını anmak istemediğim kızın annesini ne arada hemen götürdüler. Herif ölmüş mü ya da yaralı da o yaptı mı dedi acaba. Ondan kıl kaptı sonuçta ayar çekmek istediği için kendine.

Kerem’cim de bazen kaybetmenin kazanmak, kazanmanın da kaybet olduğunu hemi de kendi içimizde bize hatırlattı, öyle uzaktan onun öfkesi kabartan aslında sevilme isteğini anırtan kıza uzaktan bir ağacın arkasından bakarken bıraktık kendisini, du bakalım neler olacak.

İşime kaptırıp kendimi dizi manyağı oldum ya ben de haydin bana da hayırlısı sonunda hepsinin karışımı ben de matematiğini çözmüş bir senaryo yazarmışım belli olur.

Müzikler artık diziler de çok düzgün seçiliyor. Kavak Yelleri müzikleri Pinhani grubuydu mesela o zamanlar yeniydi süper denk düşmüştü zaten iyi bir gruptu şimdi onlarla da anılıyorlar dizi de uzun sürdü neyse müzik önemli işte Demir Demirkan burada da iyi olmuş.

Güzel günlerde görüşmek dileğimdir.

Saygılarımla,

Yazan: Zuhal Özden

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir